Günlük yaşamda bir insan, nitelik ve nicelik açısından çoğunlukla "kültürlü" ya da "kültürsüz", "kişilikli" veya "kişiliksiz" olarak tanımlanır ve yorumlanır. Bu arada "karakter" ile "mizaç" işin içine girer ve "sağlam karakterli", "iyi mizaçlı'" gibi ifadeler de yer alır ya da bunların tam tersi.
Kimi zaman ise "kültür" ve "kişilik" kavramları birlikte kullanılır; "kültürlü; ama kişiliksiz", "kişilikli; fakat kültürsüz" vb. denir. Kavram kargaşası, her alanda olduğu gibi, burada da sürüp gider. Sanki, "kültür" ile "kişilik" kavramları birbirinden bağımsızmış gibi...

Kültür ile kişilik kavramları arasındaki işlevsel ilişki, bir satranç oyununa benzer. Kültürü, düşünceler sistemi olarak algılayıp bireyi de bu düşünceler sisteminin bir taşıyıcısı olarak düşündüğümüzde, satranç oyunu ve bu oyunda kullanılan taşlar ile özdeşleşir. Bu bağlamda kültür, satranç oyununun genel kurallarına benzer. Kişilik ise, bu genel kurallar etkisi altındaki taşlar "gibi"dir. Satrançta, genel kurallar, oyundaki taşların hareketlerini ve konumlarını belirler. Kültür de kişilik yapısını etkiler. Buna göre, satrançta "at"ın ya da "piyon"un hareketleri önceden belirlenmiştir.

Kültür, genel kuralları içinde kendine özgü bir kimliği, bireye kazandırır. Birey, bu kimlik ile ait olduğu kültürle özdeşleşir. Ancak, tıpkı satranç oyunundaki taşlar gibi, birey de kazandığı kimlik ile kültürel sistemi ve yapıyı etkiler. Kültürden etkilenen birey, bir şekilde kültürü etkilemeye başlar. İşte bu aşamada, kişilik ile satranç oyunundaki taşlar arasındaki ilişki, özdeşliğini kaybeder. Çünkü, kişilik kültürel kuralları değiştirebilecek bir nitelik kazanmıştır. Satrançta, taşlar genel kuralları değiştiremez.

Yine, kişiliğin en belirgin unsuru olan kimlik ya da bireyin adı, bireyden önce saptanmıştır. Satranç oyununda genel kurallar içerisinde her yere "L" şeklinde giden taş, "at"tır ve o bu kurallar içerisinde her taş gibi oyunun gidişini etkiler. Amaç, oyunun kuralları içinde ancak o oyuna özgü olan düşünceyi simgeleyen "şah"ın korunması ve diğer rakip "şah"ın mat edilmesidir. Kültürde de durum, farklı değildir. Birey, kişilik yapısını kültürden alır. Ancak, burada "güdüler" göz ardı edilmemelidir.
|
|||||||||||||||||||||